ÖĞRETİCİ SPOR OKULU Tel : (0212) 521 64 75 KARATE DERSLERİMİZ İÇİN BİLGİ ALIN NİNJUTSU DERSLERİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR Designed By Ardem Kemal Çalışmalarınız sırasında ölesiye ciddi olmalısınız. Bunu söylerken mümkün mertebe gayretli ve samimi olarak ciddi olmanız gerektiğini kastetmiyorum. Kastettiğim otururken,yürürken,ayakta dururken veya kollarınızı kaldırdığınızda yani her zaman için karşınızda rakibiniz varmış gibi düşünmelisiniz. ’ GİCHİN FUNAKOSHİ SHOTOKAN KARATENİN KURUCUSU.............................. ''KARATE SICAK SU GİBİDİR, EĞER ISIYI SÜREKLİ VERMEZSEN, TEKRAR SOĞUK SUYA DÖNER''
   
  ĞRETİCİ SPOR OKULU
  Makaleler
 

 

Necmettin ÖZDEMİR tarafından yazıldı

    
     DAN SINAVINDA 'DO' SORUSU

18 Aralık 2010 sabahı saat 04.30’da kalktım. Ümit hocayla İzmit’te buluşacak İstanbul’a doğru yola çıkacaktık! Harem’de Ömer Bıçak bizi karşılayıp, Burhan Felek Spor Kompleksine götürecekti! Ömer İstanbul’da, üstelikte Anadolu yakasında yaşadığı için rehberliği konusunda kuşkumuz yoktu!
O gün Burhan Felek Spor Kompleksinin Kubbeli Spor Salonunda ‘Dan’ sınavları vardı! Tıpkı Samsun Yaşar Doğu Spor Salonu ile Şanlıurfa Atatürk Spor Salonunda olduğu gibi.
Heyecanlıydım.
Çünkü Karate Do’nun o doyumsuz ve dayanılmaz güzelliğinin dostlarla paylaşıldığı bir atmosferde koca bir gün geçirecektim. Karate Do’nun ustaları da şampiyonları da orada olacaktı! Şahsen ve gıyaben tanıdığım karate sevdalılarıyla sohbet etme olanakları arayacak, tanıyıp ta henüz tanışma şerefine erişemediğim hocalarla tanışma fırsatı bulmaya çalışacaktım.
Her şey yolunda gitti ve birkaç saatlik yolculuktan sonra Kubbeli Spor Salonu’nun kapısından içeri girdik! Henüz İstanbul’dan gelen kimse yoktu ama uzaktan gelenler salonun girişini doldurmuşlardı bile! Antalya’dan, İzmir’den, Denizli’den, Muğla’dan, Bodrum’dan, Bursa’dan, Sakarya’dan ve daha birçok yerden gelenlerin arasına karıştık. Zaman ilerledikçe salondaki heyecanda kalabalıkta arttı! Saat 09.30 gibi Sınav Komisyonu üyeleri, sınava girecek karate kalar, hocalar, karate sevdalısı seyirciler, aileler, meraklılar salonu hınca hınç doldurmuştu!
 
 Sınav formları doldurulup evraklar görevlilere teslim edildikten sonra karate kiler giyilip Tatamiye çıkıldı ve ısınma hareketleri başladı!  Salondaki manzara olağanüstü güzeldi! Sınav komisyonu üyesi olan hocalar son derece şık ve vakur görünüyorlardı!
 
 Sınava gireceklerin arasında 15 yaşında olanlarda vardı 60 yaşında olanlarda!
Ama hepside genç, dinamik görünüyorlardı ve ayni heyecanı taşıyorlardı! Bembeyaz ve tertemiz, özenle ütülenmiş karate kiler içinde karate donun güzelliğinin birer simgesi gibi duruyorlardı!
Aralarında Milli olmuş, şampiyonluklar yaşamış, madalyalar almış üstün yetenekli sporcularda vardı karateye gönülden bağlı, karateyi yaşam biçimi olarak kabul etmiş, devam ettiği dojonun en düzenli ve disiplinli karatekası olan halim salim sporcularda!
Karateye 7 yaşında başlayanlarda vardı, çocuğuyla, hatta torunuyla birlikte ileri yaşlarda başlayanlarda!
 
Başlayıp bırakmak zorunda kalanlar, hayat gailesinden birazcık nefes alıp yıllar sonra içindeki karate ateşi sönmediği için yeniden karate dönenlerde vardı!
 
Karateden beklentisi olanlarda vardı, bulunduğum yerde belki bir salon açarım ya da bir dojoda hocalık yaparım diyenlerde vardı, ben bu sporu seviyorum, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için ölünceye kadar da karateye devam edeceğim diyenlerde vardı!
 
Aralarında henüz sakalları çıkmamış, bıyıkları terlememiş çocuklar, ergenlerde vardı, bembeyaz sakallarına, bembeyaz saçlarına bakılırsa ununu çoktan elemiş ama eleğini asmamış, asmaya da hiç niyetli görünmeyen delikanlı yaşlılarda vardı!
 
Aralarında ilk kez dan sınavına girenlerde vardı, Fatih Uzunlulu, İhsan Kaya, Adnan Şamdan, Cumali Sarıdoğan, Necip Kaplan, İlhami Tunç gibi yüzlerce, binlerce öğrenci yetiştirmiş usta hocalarda vardı!
Heyecanın doruk noktasında bayrağın ve hocaların selamlanması sonrasında sınav başladı!
Tataminin dışına belli aralıklarla dört masa yerleştirilmişti! Her masada üç ( bazı masalarda dört) sınav komisyonu üyesi hoca vardı!
 
İlk üç masa Shotokan stili için ayrılmıştı! Sırasıyla Kihon, kata ve kumite sınavını yapacak hocaların masaları! Dördünü masa ise katılımın çok daha az olduğu Gojuryu, Wodunyo stillerinde sınav yapacak heyetin masasıydı!
 
Sınava aşağıdan yukarı doğru, yani 2. Dan sınavına gireceklerle başlandı. Dört karateci ayni anda sınav için tatamiye çağrılıyordu! 2. Dan sınavına gireceklerin sayısı oldukça fazlaydı! Dan sayısı artıkça katılanların sayısı da her nedense hızla azalıyordu!
 
Sınava katılanların performansı için olağanüstü denilebilir! Tüm karate kalar çok çalışmış, çok iyi hazırlanmışlar denilebilir! Zaten en küçüğü 2. Dan sınavına giren bir karate ka 1. Dan’dan 2. Dan’a geçmek için en az 2 yıl hazırlanmak zorunda! Daha üst kuşaklar için hazırlık süresi 3.4.5, 6 gibi uzayıp gitmektedir! Durum böyle olunca bu uzun zorlu maratona dayanabilenler devam etmektedir.
Bu maratonu bin türlü meşakkatle sürdürüp sınav komisyonunun önüne gelen karate kaların da, kendileri de bulundukları tepeye tırmanırken ayni zorlukları aşmış olan komisyon üyelerinden bekledikleri bazı şeyler var:
 
 Karatenin ‘DO’ sunun baş kurallarından olan hoşgörü, anlayış, kibirden arınmak farklılığın neden kaynaklandığını sorgulamak gibi! Bunu biraz açmam gerekiyor galiba!
 
Bir arkadaşım var! Kendisiyle birlikte Trabzon’da antrenör kursuna katılmıştık! 45’li yaşlarda, yaşam kavgasında elinden tutan olmamış, şans yardım etmemiş, engellerle boğuşarak bu yaşa kadar gelmiş! Ama karateyi de hiçbir zaman boşlamamış! Fırsat buldukça önüne gelen ilk dojonun kapısından içeri dalmış! Birkaç yıl önce İstanbul’da 3. Dan sınavına girmiş, başarılı olamamış! 18 Aralıktaki sınavlara girmeye de karar vermişti! Ama İstanbul’da sınava girmeye korkuyordu! Oysa onu tatamide bir kaç kez görmüştüm! Tekniği oldukça iyiydi! Samsun’da girmeye karar verdi! İstanbul’da yaşamasına maddi durumu iyi olmamasına rağmen borç harç Samsun’a gitti! İnşallah başarmıştır!
Maalesef öteden beri sınav komisyonunda görev alan bazı hocalardan korkuluyor! Bu korku oldukça da yaygın! Özelliklede eski hocalardan bazıları insanların gözünü oldukça korkutmuş!
İnşallah bu sadece yersiz ve anlamsız bir korkudur!
 
İstanbul’daki sınav için bir iki ufak şeyin dışında olumsuz bir eleştiri yapmak haksızlık olur! Her şey dört dörtlüktü diyebilirim. Yalnız benim ve sanırım birçok kişinin dikkatini de çekmiştir!
Ufak bir olay yaşandı! Uzun beyaz sakalları ve yine pamuk gibi beyaz saçları olan yaşlı bir karateci vardı! Pek emin değilim ama 2 ya da 3 Dan sınavına giriyordu! Tertemiz giyinmişti! Sınava büyük bir şevkle hazırlandığı belliydi! Bu yaşta alt Danlardan birinin sınavına girdiğine göre ya karateye geç başlamıştı ya da uzun yıllar ara verdikten sonra tekrar yola çıkmış olmalıydı! Tatamiye fişek gibi üç gençle çıktı! Kihon tekniklerinde gençlere ayak uyduramayınca panikledi! Bildiklerini unuttu! Komisyon üyelerinden biri onu masaya çağırdı! Yüzlerce göz biranda ona yöneldi! Yapmaya çalıştı, yapamadı! Çünkü bildiği her şey bir anda kafasından uçup gitmişti!
Sonrasını bilmiyorum!
 
Müsabakalarda yaşa, kiloya göre eşleştiriliyorsa sporcular, sınavlarda da bu husus göz önüne alınmalı derim! O bir karate gönüllüsü! Bu yaştan sonra beklentisi başka ne olabilir ki! Ya karateyi sevdiği için ordadır, ya da çocuğuna, torununa örnek olmak için! Bizim Doruk Spor’da bir Yılmaz Çoruh hoca var: 2 oğlu siyah, bir oğlu kahverengi kuşaklı karateci! Çocukları değil ama kendisi hiçbir antrenmanı kaçırmaz! 50’li yaşına rağmen performansı da, şevki de çocuklarından aşağı değil! Sınavda bacağını yeteri kadar kaldıramadı diye bu insanı başarısız saymak büyük haksızlık olur!
Yine bizim Doruk Spor’un Örnek gösterilecek karate kalarından birinden daha burada söz etmeden geçemeyeceğim!
 
Adı Serdar Selin. Kendisi emekli bir deniz albayı. İstanbul’da ikamet etmesine rağmen her hafta sonu kalkar Gölcük’e gelip bizimle antrenman yapar! Hem de eşi rahatsız olmasına rağmen! Hem de yaşı 50’yi çoktan geçmiş olmasına rağmen!
 
Kenarda, köşede bizim bilmediğimiz kim bilir daha nice böyle büyük karateciler vardır!
Bu insanlar karate Do’nun kenar süsleri!
Bu insanlar karate Do’nun güzelliklerinden!
 
Bu insanların sayılarını çoğalttığımız müddetçe karate camiası daha da büyür!
Ben şahsen Dan Sınav Komisyonu’nda görev alsam önce kendimi Karate’nin ‘DO’ sunu yeteri kadar özümseyip özümsemediğim konusunda sınava tabi tutar sonuca göre görevi kabul ya da reddederdim!
OSS! 
 
Necmettin ÖZDEMİR
KARATE KA

Sayın Necmettin ÖZDEMİR 'e yazısının yayını için izin verdiği için teşekkür ederiz.Karateyi hobi yapan herkesin başına gelebilecek bir olayı anlattığı için dikkatimi çekti ve yayınlamak istedim.Yazının orjinali www.turkkarate.com dadır.Teşekkürler.




Ardem Kemal Yılmaz Tarafından Yazıldı

                                 KARATE VE YAŞAM

 Hepimiz beyaz kuşağı takıp başladık bu hayata, hatta hocalarımız ve onların hocaları da. Başlamak için hepimizin bir sebebi vardı illaki, çocuklarınki çoğunlukla kendini savunsun
gelişmesine katkısı olsundu, biraz daha yaşlılar için spor olsun, daha yaşlılar için hem bir uğraş hemde genç yaşlarında yapamadıklarının hevesiydi belki Karate.
 Bir savaş veriyoruz hepimiz yaşı her ne olursa olsun bu şehirde, okuluna, işine giden herkes bir savaş veriyor her gün. Yaşam uzun bir savaş ama bu şehirde yaşamak daha büyük bir savaş, sokaklar yaşadığımız şehir tehlikelerle dolu. Bizler bir spor dalına dönüşse de aslında bir savaş sanatının kalıplarını öğrenmeye çalışıyoruz Karate yapmakla ve bunun bize verdiklerini anlamaya çalışıyoruz.Yaptığımız sporun bize verdiklerini fiziki olarak kazandırdıklarını gelişen tehlike karşısında hızlanan reflekslerimizi ya da öfkemizi yenmemiz gerektiğinde eğer kaba kuvvete başvurursak olabilecek kötü sonuçları herkesten daha iyi bilme yetisine sahip olmak bize herkesten fazla avantaj sağlıyor bu savaşta.
  Evet, hepimiz birer savaşçıyız ve her gün yenmemiz gereken bir sürü düşmanımız var. Okulda derslerimiz düşmanımız değil ama onları çalışarak, öğrenerek cahilliğimizi yenmemiz gerekiyor. Çalışan arkadaşlar için durum belki daha zor patronu amiri var ve her gün işiyle kendiyle büyük bir savaş vermek kazanmak zorunda. Bu savaşın neresinde kim olursak olalım unutmayalım savaşta her zaman kazanılmaz yaptığımız Kumite maçlarında bile böyle bu, her zaman rakibimizi yenemiyoruz.
 Bu savaşı verelim ve yaptığımız öğrenmeye çalıştığımız bu sporu savaş sanatını sevelim ve onurlandıralım. Ben bir Karatekayım(Karate yapan kişi)ve ona uygun hal ve davranışlar içinde olmalıyım ve bu savaşta elimden geleni sonuna kadar yapmalıyım diyebilmek onurlandırmak için yeterlidir bence. Hepinize iyi, mutlu ve bol Karateli günler diliyorum.
 
 Bu yazdığım ilkti arkadaşlar belki bir açılış konuşması gibide düşünülebilir beğenir isterseniz arkası gelecektir. Lütfen eleştiri, beğeni ve önerilerinizi ziyaretçi defterinde paylaşın. Bir hatamız olmuşsa affola.

                                    Ardem Kemal YILMAZ
 


 
WSKF –JKA ORTAK SEMİNERİNDEN İZLENİMLER
 
15 Ocak akşamı evde büyük bir heyecanla hazırlıklara başladım,yarın seminer vardı ve imkanlarım dahilinde en iyi şekilde orda bulunmak istiyordum.En iyi karategimi bu iş için günler öncesinden eşime temizlettim ve akşam ellerimle ütüledim,Erken kalkan erken yol alır    ilkesiyle sabah 9 da yola çıktım ,benimle bir öğrencim daha geliceği için Harun Senseinin
Klubünün önünden Şamili ve birkaç öğrenciyide alıp yola çıktık.Güngören Kapalı Spor salonuna senelerdir gitmemiştim en son gittiğimde bakımsız hatta bir kış ayında damı akan bir yer olarak hatırladığım Spor Salonu o eksikliklerini gidermiş.Seminer esnasında salonun tavanının iyi bir hale getirildiğini hatta ısıtma sisteminin çalışır halde olduğu çalışmalar esnasında hiç dışarıdaki soğuğu hissetmediğimiz gözümden kaçmadı bu da organizasyonu düzenleyenlerin bu konudaki hassasiyetini bir kere daha gözler önüne serdi.Evet gelelim seminere.İlk olarak Yavuz OKUR sensei sözü aldı ve başladı sportif  karate geleneksel karate ikileminden evet haklıydı aslında ve anlattıklarından bir kere daha kafamızda karatenin nasıl uygulanması nasıl öğretilmesi gerektiği ile ilgili yeni şeyler canlandı ve keşke biraz daha vakit olsaydı da Yavuz OKUR senseinin o birikiminden biraz daha yararlanabilseydik dedim,inşallah başka bir ortamda yeniden bu birikimdem faydalanmak umuduyla Yavuz OKUR senseinin bölümü bitti,Bir süre bizi ısıtan Kasım DEMİR sensei temel birkaç hareketten sonra JİTTE katasını öğretmeye başladı, öğretmek ayrı bir hüner  bir aydır ENPİ katasını üstünden geçtiğim halde o bize on dakikada JİTTE katasını ki ben bilmiyorum sadece videolarını seyretmişimdir belletmeyi başardı,sonra Hayrettin HAMURCU senseiyle belki de karatenin artık pek fazla çalışılmayan tarafını kendini savunma yada self defans diye tabir edilen tekniklerini çalışmaya geldi Hayrettin Senseinin cüssesine karşın inanılmaz bir çeviklik ve teknikle bizlere gösterip uyguladığımız bu savunma teknikleri bu güzel organizasyonun tatlı servisiydi.Ve artık sonu gelmişti MHK Başkanı Sensei Nizam BARAN’nın müsabaka kurallarıyla ilgili verdiği kısa anlatımdan sonra seminer bitmişti ve ben biraz daha olsaydı demekten kendimi alamayarak dağıtılan seminer sertifikalarından sonra soyunma odasını yolunu tuttuk.
 Evet gelelim diğer izlenimlerimize TÜRKİYE KARATE FEDERASYONU
BAŞKANI SAYIN ESAT DELİHASAN’DA salondaydı saat onbir gibi salona geldi bu aslında semineri daha bir değerli hale getirdi ,ben Sayın Federasyon Başkanımıza Teşekkür ediyorum pazar sabahının köründe kalkıp oraya gelmesi bize ve karateye verdiği değeri gösterir.Katılım sayısı bana az geldi yaş ortalaması yüksekti ama ortaya kurulan tatamiyi ki resimlerden bakın tamamen doldurduk son aldığım habere görede toplam altmış kişiydik.Ayrıca son bir sürpriz Tr1 televizyonu Perşembe günleri yayınlanan MEHMET ÇELİKLE SPOR PENCERESİ  programı için kayıt yaptı 20 ekim Perşembe saat 10 gibi yayınlanan MEHMET ÇELİKLE SPOR PENCERESİ  programını seyretmenizi tavsiye ediyorum,ayrıca programın sunucusu ve yapımcısı Mehmet ÇELİK beye ayrıca teşekkür ediyorum kendisinin dediği gibi Tr1(Tek Rumeli Tv) Karateyi mümkün olduğunca haber yapıyor keşke diğer televizyonlarda en az onlar kadar yer verse.
 Son söz bile yazmak istemem aslında fakat emeğe geçen herkese , birikimlerini bizimle paylaşan bütün senseilere WSKF ve JKA nın yönetim kadrosuna Sayın Federasyon başkanı Sayın Esat DELİHASAN’a ,Hayrettin HAMURCU,Yavuz OKUR,Kasım DEMİR,Nizam BARAN senseilere ve karşımda bana eşlik edip hatalarımı bıkmadan düzelten Ahmet senseiye katılan herkese sonsuz teşekkürler.Devamının gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum.OSS.
 
 NOT :Fazla resim çekemedik resimlerin büyük kısmını Fotoğraf Albümünde Paylaştık Ulaşmak İçin Tıklayın.
             
                                Ardem Kemal YILMAZ
                                     17-01-2011
 
  Toplam 68959 ziyaretçi (128163 klik) burdaydı! ÖĞRETİCİ SPOR OKULU Tel : (0212) 521 64 75 KARATE DERSLERİMİZ İÇİN BİLGİ ALIN NİNJUTSU DERSLERİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR Dsgnd ByArDeM  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Copyright 2015 Öğretici Gençlik Ve Spor Kulübü Dsgnd ByArDeM